Yol Arkadaşımsın Facebook

Pozitif Düşünün

2717
8 Ocak 2016 Cuma
Pozitif Düşünün

Multipl skleroz olduğunuzu öğrendiğinizde pozitif düşünmeye devam etmek güç olabilir. Pozitif bir tavır olayların daha iyi olacağına ilişkin inancın korunmasına yardımcı olur. 

Yaşam hiç beklemediğiniz anda önünüze zorluklar çıkarabilir. Bazen tercih edilebilir başa çıkma stratejisi, stresinizi çikolataya gömmektir. Önümüze çıkan zorlukları nadiren seçebilsek de ve sonuçlar çoğunlukla kontrolümüz dışında olsa da, gücü tam olarak elimizde tuttuğumuz tek alan tavırdır. Kaçınılmaz sorun önünüze çıktığında iki seçeneğiniz vardır: yenilgiyi kabul edip teslim olmak ya da durumdan mümkün olan en büyük faydayı elde etmek.  Biz diyoruz ki en iyi ekipmanlarınızı kuşanın ve içinizdeki çitayı serbest bırakın.

İşler kötüye gittiğinde pozitif tavrınızı sürdürmek, gerçeği görmezden gelmek veya yapmacık bir neşe takınmak anlamına gelmez.  Büyük resme bakmayı tercih etmek, kimsenin mükemmel olmadığını kabul etmek ve iyimserlikten ve kabullenmeden yana olmak anlamına gelir.  Bazı çalışmalara göre, iyimser bir bakış açısı size sadece iyi hissettirmekle kalmaz; kalp hastalıkları, depresyon ve hatta soğuk algınlığı gibi sağlık sorunlarının ortaya çıkma riskini de azaltır.

Nasıl Pozitif Düşünürsünüz?

Elbette yukarıda sözü edilenleri söylemek yapmaktan daha kolaydır.  Depresyon ve anksiyete pek çok kişi için olağan durumlardır. Gerçekten de, bir kişinin iyimserlik veya karamsarlık eğilimi kalıtsal olabilir. Buna karşı çıkmanın en iyi yolu özfarkındalıktır.  Depresif bir duruma girmeye başladığınızda bunu fark edin ve kendinizi bilinçli olarak durdurun.  Fark etmek size duygularınızı kontrol etme gücü verir.  Sizi daha olumlu bir düzeye getirecek bir yol, bir araç bulmaya çalışın.

Aşağıdakileri uygulamayı alışkanlık haline getirin:

Minnettarlık: Hayatınızdaki zor veya kötü şeylere odaklanmak yerine, her günün getirdiği hediyeler için, küçük şeyler için bile (veya özellikle bunlar için) teşekkür edin. (Paula Abdul’ün “Ben bir hediyeyken insanların bana öyle muamele etmemesinden bıktım” dediğini hatırlıyor musunuz?”. Konuyu dağıttım…) Bazıları bir liste yapılmasını tavsiye ediyor, fakat gerçekçi olmak gerekirse kimin vakti var ki? Zihinsel bir çizelge tutmak yeterli olmalıdır.

Arkadaşlık: Bazı insanların sadece yanınızda olması bile kendinizi iyi hissetmenizi sağlar. Mümkünse çevrenizde daima sizi sadece siz olduğunuz için seven yapıcı, pozitif insanlar olsun. Anneniz sürekli karın yağlarınızdan bahsedip mezara girmeden önce torunları olup olmayacağını soruyorsa, en iyisi sosyal tatmini başka bir yerde aramak olabilir.

Şefkat: Mücadeleleriniz ve üzüntünüz en büyük varlıklarınızdır, çünkü zor zamanlarda başkalarının nasıl hissettiğini anlamanızı sağlarlar.  Empati kurun. Başkalarına şefkatle ve anlayışla yaklaşmak pozitif bir bakış açısına yönelmek için bir başlangıçtır. Aynı şefkati ve anlayışı kendinize yöneltmek daha da iyidir.

Esneklik: Herkesin kötü günleri olabilir ve herkes zaman zaman hata yapabilir. Kaçınılmaz kara bulut başınızın üzerinde dolaşıyorsa kendinize insan olduğunuzu ve bu hataların olduğunuz şeyler değil yaptığınız şeyler olduğunu hatırlatın.

Kahkaha: Hayat komik anlarla doludur. Bu anları aramayı ve iyi bir kahkahanın tadını çıkarmayı alışkanlık haline getirin. Sevdiğiniz komedi programını izleyin, fotoğraflar yoluyla en güzel anılarınızı canlandırın veya en komik arkadaşınızla biraz zaman geçirin. Yeter ki gülün!

Özsaygı: Kimse gerçekten sizin adınıza konuşamaz.  Kendi kişisel standartlarınızı belirleyin ve başkalarının sizi tanımlamasına izin vermeyin.  Kendinize, en iyi arkadaşınıza olduğu kadar merhametli ve saygılı davranın.  (En iyi arkadaşınıza oldukça iyi davrandığınızı varsayıyoruz…öyle değilse yukarıdaki tavsiyeyi dikkate almayın.)

Pozitif Bir Tavır Nasıl Görünür?

Kronik hastalıklarla yaşamanın kolay olduğunu söyleyecek çok az kişi vardır, fakat pozitif bir tutum yolculuğunuz boyunca size yardımcı olabilir ve günlük mücadelelerinizden bazılarını kazanabilirsiniz. İster büyük ister küçük olsun, başarıları kutlayın – bunlar zorluklara ve aksaklıklara rağmen pozitif olanı ve hayatınızda yaptığınız harika şeylerin hepsini görmenize yardımcı olabilir.

Semptomları yavaş yavaş artan ve 16 yıl boyunca uzmanlara danıştıktan sonra multipl skleroz tanısı konan sinema oyuncusu Teri Garr’ı düşünün. Başlangıçta öfkeli olsa da, Garr yavaş yavaş iyimser olmayı öğrendi. Bugün insanları MS ile sağlıklı yaşamak üzerine eğitmek için ince zekasını ve pozitif bakış açısını kullanarak Amerika Birleşik Devletleri’ni dolaşıyor.

Ya da country şarkıcısı Clay Walker’ı ele alalım. 26 yaşında kendisine MS tanısı konması, 10 milyondan fazla albüm satmasını ve ülke listelerinin üst sıralarına çıkan 11 hit kaydetmesini engellemedi.  MS’i motive edici bir güç olarak gören Walker, müzik kariyerinin yanı sıra, bu hastalığa karşı mücadelede güçlü bir ses ve ABD’deki Ulusal Multipl Skleroz Derneği’nin elçisi.  Walker başarısını sağlıklı ve aktif yaşam tarzına borçlu olduğunu söylüyor.  Bu yüzden devam edin ve içinizdeki Reba McEntire uçsun.  O albümü çıkarın (veya çoktandır beklediğiniz, arkadaşlarınızla geçireceğiniz o hafta sonu tatiline gidin).

Pozitif bir bakış açısı kötü durumlardan tamamen uzak olduğunuz anlamına gelmez.  Hayat harikaymış gibi davranmak demek de değildir.  Pozitif tutum hayatın sizin yolunuza çıkardıklarıyla nasıl başa çıkacağınızı bilmek anlamına gelir.

X

Yurtdışından bir siteye yönlendiriliyorsunuz, onaylıyor musunuz?