Yol Arkadaşımsın Facebook

Ne, Nerede, Kim? Neden Bazı Kişilerde MS Görülürken, Diğerlerinde Görülmez

2714
8 Ocak 2016 Cuma
Ne, Nerede, Kim? Neden Bazı Kişilerde MS Görülürken, Diğerlerinde Görülmez

Yapboz yaparken bir parçanın eksik olduğunu fark etmek çok sinir bozucudur. Uzmanlar halen MS yapbozunun parçalarını birleştirip ana resmi ortaya çıkarmaya, neden bazı kişilerde multipl skleroz görüldüğünün gizemini çözmeye çalışmaktadır.

Hastalık paternlerini araştıran kişiler –resmi olarak “epidemiyolog” unvanına sahip olanlar- MS görülme olasılığınızı etkileyen birkaç yapboz parçasını belirlemiştir. Ana faktörlere ilişkin bazı detaylar şunlardır:

MS tanısı için ortalama yaş nedir?

MS çocukluk çağı dahil herhangi bir yaşta ortaya çıkabilir, ancak en yaygın olarak 20 ila 40 yaşındaki kişilere tanı konulmaktadır.

Hormonlar ve MS arasındaki bağlantı nedir?

Kadınlarda MS gelişme ihtimali erkeklerdekinin iki katıdır (veya daha fazla) ve bu kısmen genlerden kaynaklanmaktadır. Yurtdışında bu alanda önemli bir dergi olan Neurology  isimli dergisinde yayınlanmış bir çalışmada, MS’li kadınların hastalıkla bağlantılı spesifik genetik özelliklere sahip olma olasılığının erkeklere kıyasla daha yüksek olduğu gösterilmiştir. Neurology çalışmasında aynı zamanda kadınların genetik özellikleri kız çocuklarına geçirme ihtimalinin erkeklerin erkek çocuklarına geçirme ihtimalinden daha yüksek olduğu gösterilmiştir. Hormonal değişiklikler de rahatsızlığın gelişmesinde bir rol oynar görünmektedir; kadınlar için hastalık daha erken yaşta çocuk sahibi olan veya doğum kontrol hapı kullananlarda daha geç ortaya çıkabilir. Diğer taraftan erkeklerde MS kadınlara göre ortalama beş yıl daha geç ortaya çıkmaktadır.

Yaşadığınız yer MS gelişme ihtimalini artırıyor mu?

MS görülme sıklığı genellikle ekvatordan uzaklaştıkça artmaktadır (birkaç istisna dışında). Örneğin Asya, Afrika ve Amerika’nın ekvatorda uzanan kısımları çok düşük MS düzeylerine sahipken, Kanada ve İskoçya gibi ülkelerde oranlar özellikle yüksektir. İlginç bir şekilde çalışmalar ergenlik öncesinde daha yüksek riskli bir bölgeden daha düşük riskli bir bölgeye taşınırsanız, yeni evinizin riskini taşıyacağınızı göstermektedir. Bu da, ergenlik öncesinde bazı çevresel ajanlara maruziyetin kişiyi MS’ye yatkınlaştırabileceğini düşündürmektedir. Bazı bilim insanları bu fenomeni D vitamini düzeylerine bağlamaktadır, çünkü kuzey ülkelerinde güneş ışığı daha azdır, böylece vücut yeterli D vitamini üretemez.

Irk ve MS arasında bir bağlantı var mı?

Özellikle aileleri Kuzey Avrupa kökenli olan beyaz ırk mensupları MS gelişimi açısından en yüksek riski taşımaktadır. Asya, Afrika veya Amerikan Yerlisi kökenli kişiler en düşük riski taşımaktadır. İlginç bir şekilde bazı etnik gruplar MS’in nispeten yaygın olduğu Kanada -İnuit, Kuzey Noverç-Sami ve Yeni Zelanda-Maoris gibi ülkelerde yaşamalarına rağmen belirgin olarak daha düşük MS görülme sıklığına sahiptir. Bu da genetik ya da yaşam tarzı ve kültürel faktörler ya da her ikisinin kombinasyonu ile açıklanabilir.

Genetiğin MS’deki rolü nedir?

MS, kendisinden sorumlu olan hiçbir özel gen tanımlanmadığından genetik bir hastalık olarak sınıflandırılmaz – ancak yukarıda bahsedildiği üzere, genlerin bir şekilde dahil olduğuna dair kanıtlar mevcuttur. MS ile yaşayan kişilerin yaklaşık yüzde 15-20’si bu hastalığın görüldüğü bir akrabaya sahiptir. Öte yandan tek yumurta ikizlerinin kullanıldığı çalışmalar bir ikizde MS gelişirse, diğer ikiz için riskin ‘sadece’ yüzde 30 civarında olduğunu göstermektedir. Tamamen genetik temelli hastalıklar için bu risk çok daha yüksektir.

MS’nin, kişi hastalığın dış faktörler de mevcut olduğunda tetiklenebileceği genetik bir yatkınlık ile doğduğunda gelişiyor olması daha olası görünmektedir.

Yaşam tarzınız MS gelişme riskini artırır mı?

MS otoimmün bir hastalık olduğundan, mantık, immün sistemi etkileyen her şeyin MS’nin gelişmesine duyarlılığınızı etkileyebileceğini söylemektedir. Örneğin obezite ve sigara kullanımın ikisi de artmış MS gelişimi riski ile ilişkilendirilir.

Güncel bir çalışmada araştırıcılar 20 yaşındaki obez katılımcılarda yaşamın ileri evrelerinde MS gelişme olasılığının obez olmayan aynı yaş grubundaki kişilere kıyasla iki kat daha yüksek olduğunu tespit etmiştir. Araştırıcılar bunun, obezitenin vücutta enflamasyonu tetikleyen leptin hormonu düzeylerini artırmasından kaynaklanabileceğini ileri sürmüştür. Bu aynı zamanda hastalık görülme sıklığında son yıllardaki artışın bir nedeni olabilir.

Diyet de net olarak önemli bir rol oynamaktadır. İsveç’te yürütülen güncel bir çalışmada sık yağlı balık alımının azalmış MS görülmesi ile ilişkili olduğu gösterilmiş, araştırıcılar bunu D vitamini içeriğine bağlamıştır. Bununla birlikte genlerle olduğu gibi hastalığı tetikleyen net bir neden yoktur ve bu faktörlerin her birine ve sahip oldukları etkiye ilişkin araştırmalar devam etmektedir.

Bunların tümü ne anlama gelmektedir?

MS’nin oldukça karmaşık bir hastalık olduğu açıktır. Hakkında bilgi sahibi olduğumuz yapboz parçaları bazı kişilerin, hastalığa yatkınlaştıran, düşük D vitamini düzeyleri, hormon düzeylerindeki değişiklikler ve hatta obezite ve sigara gibi yaşam tarzı faktörlerini içeren çevresel faktörler ile tetiklenebilecek genetik faktörlere sahip olduğunu düşündürmektedir. Bu risk faktörleri hakkında daha fazla bilgi edindikçe bilim insanları yapbozu tamamlamaya daha da yaklaşacaktır.

MS riskiniz veya çocuklarınızın riski hakkında endişeleriniz varsa, doktorunuz tüm sorularınızı yanıtlamaktan mutluluk duyacaktır. 

X

Yurtdışından bir siteye yönlendiriliyorsunuz, onaylıyor musunuz?