Hayatta güzel uğraşlar bulmak…

Kadir Uyanık

Kadir Uyanık

1823
05 Ekim 2016 Çarşamba
Hayatta güzel uğraşlar bulmak…

Merhaba arkadaşlar. Bir yaz dönemi daha bitti. Sanırım son yılların en sıcak ve yağmursuz döneminde kendimizi korumak için elimizden geleni yaptık. Ya evden çıkmadık, ya gölgeli yerleri seçtik, ya da kendimizi kırlara, bayırlara ve denize attık. Bu arada tabii ki sıcaklardan bazı arkadaşlarımız ufak tefek ataklar geçirdi. Hepsine acil şifalar diliyorum.

Yıllarca bıkmadan, üşenmeden yaptığım bahçe ve deniz hobime bu yıl doğal ağaç parlatmasını da ekledim. Nisan ayında domates, sivri biber ve acı biber tohumlarını fidelik yetiştirme küvezimde sabırla büyüttüm. Sonra Mayıs ayının başında dikilecek alanlarda yerlerini hazırlayarak fideleri dikilecek duruma getirdim. Sonra farklı fideler için köylü pazarlarına giderek patlıcan, çeşitli süs biberi fideleri aldım.   Mayıs ayının ortasında hepsini büyük bir şevkle ektim, böylece yazın mahsullerimin keyfini çıkarıp, kış için konservelerimi yaptım. Bu arada bir tane de dişi keçi aldım ve köyde bir tanıdığımın sürüsüne verdim. Yaz boyunca, günlük sütünü alıp hem içip hem de yoğurdunu yaptım. Kışın keçimin sütü de tanıdığımın olacak. İkimiz için de çok güzel bir anlaşma olduğunu düşünüyorum.

Bulunduğum konum itibarı ile, deniz bazen hırçın olabiliyor ama arkamdaki yüksek dağın arkası Saroz Körfezi olduğundan, araba ile yirmi dakikada oraya gidildiğinde, sakin, berrak ama serin bir deniz ile kucaklaşmak insanı zinde tutuyor.  Hele şnorkel ile kayalıkların bulunduğu yerde dolaşırsanız, yengeçler, mürekkep balıkları ve ahtapotları bile görebiliyorsunuz. Akşam saatlerinde denize açılan balıkçıların dönüş saati çok neşeli oluyor. Hele ki yakalanan Kılıç, Akya, Fener ve Levrek balıklarını görünce sanki kendinizden geçiyorsunuz. Ağustos ayında da yağlı ve Omega açısından çok zengin olan Sardalya zamanı olduğu için o ay mangal keyfini düşünmeye başlıyorum. Bahçeden domates, biber ve salatalık toplanıyor, mangal yanarken de çoban salatası yapılıyor.

Bazı hafta sonları biraz da sosyalleşmek adına, akşamüstleri Çanakkale’ye feribotla geçip son dönüş saati olan gece 1’e kadar dolaşmak ve Roma dondurmacısının dondurmasını külah ya da Çanakkale Peynir Helvası üzerinde yemenin keyfini çıkartmak da benim için en mutlu anlar… Belediyenin halka açık el işleri pazarında ise bir saatin nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz bile. Almamak için kendimi ne kadar frenlesem de tanıdık dostlara sürpriz hediyelikler almadan edemiyorum.

Herkese sağlık ve mutluluk dolu günler dileklerimle,

İlgili İçerikler

X

Yurtdışında bir siteye yönlendiriliyorsunuz, onaylıyor musunuz?